Soru Cevap Portalı

  • Görev İtirazı

    Hukuk mahkemelerinde, davalının görev itirazı incelemesinde, kesif kararı verildi. Sadece, dava konusunun degerinin tespiti icin yapilacak bu kesifin masrafları, kesfe sebebiyet veren davalinin karsilamasi (adalet anlayisi acisinden) gerekmez mi? Usul yasasinin 2. maddesi bunu aciklamiyor.


    • Bir taraf, iddia ve savunmasını ispat için(mahkemeden)bilirkişi incelemesini isteyebilir: Bu halde tarafın, hangi husus hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasını istediğini bildirmesi gerekir.(m.241) Hakim, bilirkişi incelemesi isteyen tarafın bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin talebini kabul ederse, bilirkişi isteyen tarafa(sizin olayınızda davalı taraf), bilirkişi giderlerini ödemesi için bi süre verir.Taraf bu süre içinde bilirkişi giderlerini ödemezse, hakim karşı tarafa ikinci bi süre verir (ve bu ikinci süre kesindir).(m.163)Taraf bu ikinci süre içinde bilirkişi ücretini ödemezse ,bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçmiş salıyır.(m414). Siz davacıysanız, davalınında görevsizlikle ilgili bi itirazı varsa herkes iddiasını ispatla mükelleftir, masrafını davalı taraf yatırmalı diye ara kararından rücu dilekçesi verebilirsiniz, duruşmadan itibaren üç gün içinde.Davalı taraf bilirkişi talebinde bulundu, ücretini de karşı taraf yatırmalıdır diye. (Tabi hakim ara karar vermişse) Mahkemeye ... tarihli, celsenin ara kararından rücu edilmesi talebini içerir bi dilekçe verebilirsiniz. T.C. Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi Esas No: 2003/3699 Karar No: 2003/4418 Tarihi: 16.04.2003 • Dava Değerine İtiraz • Tapu İptali ve Tescil ÖZET : Davacının aynı nizalı taşınmazın bir bölümünün iptali için bir yıl önce açtığı davada belirttiği dava değerine oranla, aynı taşınmazın daha küçük bir bölümüne ilişkin olarak bir yıl sonra açtığı eldeki tapu iptali ve tescil davasında gösterdiği değerin fahiş miktarda fazla olduğu ve davalının dava değerine itiraz ettiği anlaşıldığına göre; mahkemece masrafı davalılardan alınmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak nizalı yerin değerinin saptanması, harcın ve avukatlık parasının saptanacak değer üzerinden hüküm altına alınması gerekir. (1086 s. m. 414, 423) TAM METİN : Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalıların kayden maliki olduğu 112 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca 625 m2lik kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası ile açtıkları davada 112 parselin 1135 m2lik kısmının orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığının belirlendiğini, ancak, Mahkemece istekle bağlı kalınarak 625 m2lik kısmının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini kesinleşmiş Mahkeme kararı dışında kalan 510 m2lik kısmında iptali gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili, davalıların elatmasının önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalılar, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davalıların öteki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Davalıların, dava değerine yönelik temyizlerine gelince; Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın 625 m2lik bölümü için 25.04.2001 tarihinde açtığı 2001/303 esas sayılı davada dava değerini 1.660.000.000 lira olarak gösterdiği halde, 510 m2lik bölüm için 02.04.2002 tarihinde açtığı eldeki davada dava değerini 40.880.000.000 lira olarak bildirmiş, davalılar da 01.07.2002 günlü oturumda keşif ve bilirkişi incelemesi istediklerini belirtmişlerdir. Davalıların bu beyanının dava değerinin saptanması isteğini içerdiği de kuşkusuzdur. Öte yandan, konusu para veya para ile değerlendirilebilir bir şey olan davalar hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınacağı tartışmasızdır. Bilindiği gibi, harçlar yasası, harcın alınmasını ve tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, bu yönün mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilmesinin gerektiğini hükme bağlamıştır. Hal böyle olunca, masrafı davalılardan alınmak suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın değerinin saptanması harcın ve avukatlık parasının saptanacak değer üzerinden hüküm altına alınması gerekirken, değinilen yön gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları belirtilen hususlar itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.04.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

      İdeal Hukuk Bürosu


Copyright © 2015 - idealhukuk - Her hakkı saklıdır.